Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için genel sağlık
kontrolünden geçtikten sonra diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy,
fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına özgü hazırlanan
zayıflama diyetlerinin uygulanması gerektiği bildirildi.
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Sağlık
Bakanlığının internet sitesinde "sıfır beden" ve şok diyetlerle ilgili
öneriler yer alıyor.
Çağın en önemli sağlık sorunlarından birisi
olan obezitenin, teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayak üstü
beslenmenin ağırlık kazanmasıyla gün geçtikçe arttığı ve yaşam
kalitesini düşürdüğü kaydedilen yazıda, bir yanda değişen beslenme
alışkanlıkları, diğer yanda güzelliğin "sıfır beden" gibi ölçülere
indirgenmesinin, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerinde
olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkileri olduğu belirtildi.
"Manken
diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler" gibi hızlı kilo kaybına neden
olan, ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen
diyetlerin, medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle özellikle yaz aylarında
sıklıkla gündeme geldiği ve pek çok genç tarafından bilinçsizce
uygulandığı ifade edilerek, ergenlerde moda haline gelen "sıfır beden"
tutkusunun, sağlığı önemli ölçüde tehdit ettiğine işaret edildi.
Kendini
kanıtlama, kabul ettirme, beğeni toplama isteğinin en üst seviyede
olduğu ergenlik döneminde fiziksel büyüme, psikolojik ve sosyal
gelişimin olgunluğa eriştiği, özellikle 11-16 yaşları arasında boy
uzunluğunun hızla arttığı kaydedilerek, 2-3 yıl süren bu büyüme atağı
sırasında, erişkin hayattaki ağırlığın yaklaşık yarısının, total kemik
kitlesinin ise yaklaşık yüzde 37’sinin kazanıldığı bildirildi.
Bilinçsizce
ve kontrolsüzce uygulanan çok düşük kalorili zayıflama diyetlerinin
büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet
düzensizlikleri, iskelet sisteminin anormal gelişimi gibi pek çok sağlık
probleminin gelişimine neden olabildiği uyarısında bulunuldu.
Bilinçsizce
yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetlerinin ayrıca baş
ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk,
tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte
kuruluk, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorunları yol açtığı ifade
edilerek, "Bu diyetler, bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine,
diyet sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle de
sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelinmesine neden olur" ifadesine
yer verildi.
Sıfır beden olma isteğiyle gelişebilecek en
tehlikeli sağlık sorunlarından birinin de yeme davranış bozukluğu ile
karakterize olan, halk arasında "manken hastalığı" olarak bilinen
anoreksiya nervoza olduğu bildirildi.
Aşırı zayıflığın bağışıklık
sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara karşı direncin azalmasına,
vücut fonksiyonlarının işleyişinde bozukluğa, kronik yorgunluk ve
halsizliğe, çalışma veriminde ve yaşam kalitesinde azalmaya neden
olduğuna dikkat çekildi.
SAĞLIKLI DİYET İÇİN UYARILAR
Sağlık
Bakanlığının yazısında, sağlıklı ve ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve
bu kiloyu korumak için şu öneriler yer aldı: "-Ağırlığınızı, boy
uzunluğunuzun karesine bölün ve bu oranın 20-24.9 olmasına özen
gösterin.
Kısa sürede kilo kaybını sağladığı öne sürülen ve pek
çok yan etkisi bulunan çeşitli ilaçlar, gerçek kilo kaybı yerine
vücuttan sadece su kaybına neden olan diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar
bilinçsizce kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için,
genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra diyetisyen tarafından yaş,
kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarınıza özgü
hazırlanan zayıflama diyetleri uygulanmalıdır.
Sağlıklı ve kalıcı
ağırlık kaybının haftada en fazla 0.5-1.0 kg olması gerektiği
unutulmamalıdır.
Öğünlerinizi atlamayın. Düzenli aralıklarla
günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterin.
-Yemeklerde
hayvansal yağlar yerine bitkisel sıvı yağları ve zeytinyağını tercih
edin. Margarin, kuyruk yağı, içyağı gibi katı yağları kullanmayın.
Yemeklerinizi
pişirirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi sağlıklı
yöntemleri tercih edin, kızartma ve kavurma yöntemlerinden kaçının.
Mevsimine
uygun taze sebze ve meyve tüketimini artırın. İmkanlar çerçevesinde
günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketmeye özen gösterin.
Güvenli
besin tüketimi için aldığınız ambalajlı gıdaların etiketlerini mutlaka
okuyun, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izni almış olmasına
dikkat edin.
Yemeklerinizi yerken acele etmeyin, iyice çiğneyin.
Unutmayın, tokluk hissi midenizden beyninize yaklaşık 20 dakika içinde
ulaşır.
Televizyon seyretmek, kitap okumak gibi başka bir işle
meşgul olmak farkında olmadan fazla yemenize neden olabilir. Bu yüzden
yemeğinizi tek bir olay olarak algılayın ve keyif alın.
Yemeklerinizi
mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlayarak tüketmeye çalışın.
Vücutta
oluşan zararlı maddelerin atımı ve bağırsak sağlığı için günde en az 2
litre su tüketin.
Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen
besinleri tercih edin. Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli
besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur pilavı gibi lifli
besinleri tüketin.
Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle
düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterin."
Kaynak: diyet