Bölgesel Zayıflamak İçin Yoğurt Yiyin

Haberler No Comments »

Diyetlerine yağsız yoğurt ekleyenler yüzde 22
daha fazla kilo kaybediyor. Göbekteki yağların yüzde 81′i de yoğurtla
eriyor.
Göbeğini hızla eritmek isteyenler,
bol bol yağsız yoğurt yesin! ABD’de yapılan bir araştırmada, düşük
kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız
yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet uygulayanlara oranla
yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ
yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde
yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.

Tennessee
Üniversitesi’ndeki araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt
yiyenlerin hem ortalama yedi kilo olan zayıflama seviyesinden daha fazla
inceldiklerini hem de kaslarını diğerlerinden iki kat fazla
koruduklarını belirtti.

Dr. Zemel, kas kütlesini korumanın
diyet yapanlarda önemli bir konu olduğunu belirterek, "Önemli olan yağ
yakmak, kas değil. Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor, ancak kilo
verirken kas kütlesi de kaybediliyor. Buna en iyi çözüm, kalsiyum ve
protein ağırlıklı bir diyet, yani yoğurt" diye konuştu. Araştırma
Uluslararası Obezite Dergisi’nin nisan sayısında yayımlanacak.
Bu
arada Japonya’da yapılan araştırmalar da, yoğurdun nefes kokusunu
giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan
önlediğini ortaya koydu. Altı hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt
yiyenlerin yüzde 80′inde, nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyi
azaldı.

Yazar: E-Kolay.Net

Kaynak: diyet

Sivilcelerden Diyetle Kurtulma Yolları

Haberler No Comments »
ABD’li cilt hastalıkları uzmanı Nicholas
Perricone’un 28 günlük kürüyle hayatınızı kâbusa çeviren sivilcelerden
kurtulabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt için su, yeşil çay ve iyi bir uyku
şart.
Yediklerimizle cildin yaşlanmasının
önüne geçilebileceğini milyonlarca satan ‘Kırışıklık Kürü’ adlı
kitabında anlatan ABD’li dermatolog Dr. Nicholas Perricone, yeni
kitabında da gençlerin kâbusu sivilcelerden 28 günlük bir kürle
kurtulmanın yollarını anlatıyor. Sivilcenin sadece yüz ve vücutta değil,
kişinin psikolojisi üzerinde de derin ve kalıcı izler bıraktığını
savunan Perricone, Prestij Yayınları’ndan çıkan kitabı ‘Sivilce Kürü’nde
sivilcenin iltihabi bir hastalık olduğunu ve sadece ergenlik dönemine
özgü bir sorun olmadığını vurguluyor.
Sivilcede bazı genetik
faktörlerin etkili olduğuna, Batı diyetinin sivilcenin gelişmesinde
temel rol oynadığına dikkat çeken Perricone, Afrikalılarda ve zencilerde
sivilcenin neredeyse görülmediğini belirtiyor.

STRES
SİVİLCEYİ BESLER!

Stresi her yaş için sivilcenin
kanıtlanmış bir nedeni olarak gösteren Perricone, stres hormonu kortizol
salınımının, yağ bezlerini uyararak sivilceyi şiddetlendirdiğini
savunuyor. Perricone bu tezini, sivilcelerin önemli bir iş görüşmesi,
nikâh veya özel bir randevu öncesi ortaya çıkma özelliğiyle destekliyor.
Beslenme tarzı ve yediklerimizin vücuttaki iltihaplanmayı kontrol
altına almada etkili olduğunu belirten Perricone, anti iltihapsal bir
beslenmenin kortizol düzeylerini düşürmede temel öneme sahip olduğunu
belirtiyor. Diyet tarzının dışında yeterince uyumanın, kahveyi bırakıp
yeşil çay içmenin, günde 8 - 10 bardak su tüketmenin ve kendinize zaman
ayırmanın da yapılması gerekenler arasında yer aldığını belirten
Perricone, beslenmede bol miktarda temel yağ asitlerinin bulunmasını
şart koşuyor. Badem, fındık, avokado ve somon balığının temel yağ
asitlerinden zengin kaynaklar olduğunu vurguluyor.

SAVAŞÇI
BESİNLER

Elma, enginar, badem, fındık, tatlı kavun,
barbunya, mercimek, kuşkonmaz, fasulye, armut, yoğurt, domates, ıspanak,
ay çekirdeği, kiraz, vişne, kabak, kereviz, brokoli, brüksellahanası,
mantar, zeytin, zeytinyağı, istiridye, karnabahar, nohut, balık -
kabuklu deniz ürünleri, somon, nar, hindi.

SİVİLCE
DOSTLARI

Muz, ekmek, kek, şekerleme, kurabiye, mısır,
patates kızartması, sosisli sandviç, pirinç, pizza, makarna, margarin,
meyve suları, puding, kuru meyveler, dondurma, krakerler - cipsler,
pasta, krem peynir, kızarmış yiyecekler, tatlı içkiler.

ÇİKOLATA
MASUMMUŞ

Sivilce için çikolata keyfinden vazgeçmemeyi
öneren Perricone’a göre çikolatının sivilce için zararlı olduğu inancı,
gerçekleri yansıtmıyor. Perricone, kakao oranı yüksek (yüzde 85), şeker
oranı düşük çikolatanın kalp ve kanserden koruyucu antioksidanlar
içerdiğini ve mutluluk hormonlarını salgılattırdığını belirtiyor.

3 GÜNLÜK HIZLI BAKIM PLANI
Uyanma

  • 1 bardak su
  • KAHVALTI

  • 2 yumurta omleti ya da 120 - 180 gram ızgara ya da tavada pişmiş
    somon
  • Yarım bardak yulaf ezmesi üzerine 1 yemek kaşığı çekilmiş
    ketentohumu serpin
  • 3 dilim (2.5 santimetre kalınlığında) kavun
    ya da çeyrek kâse minik taneli meyve (çilek, kiraz, böğürtlen,
    yabanmersini)
  • 1 bardak su
  • Siyah ya da yeşil çay
  • ÖĞLE

  • 120 - 180 gram yağda korunan
    somon ya da sardalye
  • 2 bardak ölçüsünde kıvırcık salata,
    zeytinyağı ve limon suyu
  • 2 dilim (2.5 santimetre) kavun ve
    çeyrek bardak taze minik taneli meyve
  • 1 bardak su
  • AKŞAMÜSTÜ ARA ÖĞÜNÜ

  • 1 elma
  • 180 gram
    sade yoğurt
  • Çeyrek bardak kabak çekirdeği
  • Minimum 1
    bardak su
  • AKŞAM

  • 120 gram somon
  • 2
    bardak koyu yeşil yapraklı salatalık
  • Yarım bardak buharda
    pişmiş sebze (özellikle kuşkonmaz, brokoli, ıspanak gibi parlak yeşil
    sebzeler)
  • 2 dilim (2.5 santimetre) kavun
  • 1 bardak su
  • YATMADAN ÖNCE

  • 60 gram dilimlenmiş
    hindi göğsü
  • Çeyrek bardak yabanmersini veya küçük taneli meyve
  • 3
    - 4 fındık ya da badem
  • 1 bardak su
  •  

    Yazar: Ayşegül Aydoğan

    Kaynak: diyet

    Verilen Kilolar Nasıl Korunur

    Haberler No Comments »
    Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için genel sağlık
    kontrolünden geçtikten sonra diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy,
    fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına özgü hazırlanan
    zayıflama diyetlerinin uygulanması gerektiği bildirildi.

    Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Sağlık
    Bakanlığının internet sitesinde "sıfır beden" ve şok diyetlerle ilgili
    öneriler yer alıyor.

    Çağın en önemli sağlık sorunlarından birisi
    olan obezitenin, teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayak üstü
    beslenmenin ağırlık kazanmasıyla gün geçtikçe arttığı ve yaşam
    kalitesini düşürdüğü kaydedilen yazıda, bir yanda değişen beslenme
    alışkanlıkları, diğer yanda güzelliğin "sıfır beden" gibi ölçülere
    indirgenmesinin, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerinde
    olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkileri olduğu belirtildi.

    "Manken
    diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler" gibi hızlı kilo kaybına neden
    olan, ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen
    diyetlerin, medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle özellikle yaz aylarında
    sıklıkla gündeme geldiği ve pek çok genç tarafından bilinçsizce
    uygulandığı ifade edilerek, ergenlerde moda haline gelen "sıfır beden"
    tutkusunun, sağlığı önemli ölçüde tehdit ettiğine işaret edildi.

    Kendini
    kanıtlama, kabul ettirme, beğeni toplama isteğinin en üst seviyede
    olduğu ergenlik döneminde fiziksel büyüme, psikolojik ve sosyal
    gelişimin olgunluğa eriştiği, özellikle 11-16 yaşları arasında boy
    uzunluğunun hızla arttığı kaydedilerek, 2-3 yıl süren bu büyüme atağı
    sırasında, erişkin hayattaki ağırlığın yaklaşık yarısının, total kemik
    kitlesinin ise yaklaşık yüzde 37’sinin kazanıldığı bildirildi.

    Bilinçsizce
    ve kontrolsüzce uygulanan çok düşük kalorili zayıflama diyetlerinin
    büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet
    düzensizlikleri, iskelet sisteminin anormal gelişimi gibi pek çok sağlık
    probleminin gelişimine neden olabildiği uyarısında bulunuldu.

    Bilinçsizce
    yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetlerinin ayrıca baş
    ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk,
    tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte
    kuruluk, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorunları yol açtığı ifade
    edilerek, "Bu diyetler, bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine,
    diyet sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle de
    sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelinmesine neden olur" ifadesine
    yer verildi.

    Sıfır beden olma isteğiyle gelişebilecek en
    tehlikeli sağlık sorunlarından birinin de yeme davranış bozukluğu ile
    karakterize olan, halk arasında "manken hastalığı" olarak bilinen
    anoreksiya nervoza olduğu bildirildi.

    Aşırı zayıflığın bağışıklık
    sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara karşı direncin azalmasına,
    vücut fonksiyonlarının işleyişinde bozukluğa, kronik yorgunluk ve
    halsizliğe, çalışma veriminde ve yaşam kalitesinde azalmaya neden
    olduğuna dikkat çekildi.

    SAĞLIKLI DİYET İÇİN UYARILAR

    Sağlık
    Bakanlığının yazısında, sağlıklı ve ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve
    bu kiloyu korumak için şu öneriler yer aldı: "-Ağırlığınızı, boy
    uzunluğunuzun karesine bölün ve bu oranın 20-24.9  olmasına özen
    gösterin.

    Kısa sürede kilo kaybını sağladığı öne sürülen ve pek
    çok yan etkisi bulunan çeşitli ilaçlar, gerçek kilo kaybı yerine
    vücuttan sadece su kaybına neden olan diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar
    bilinçsizce kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için,
    genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra diyetisyen tarafından yaş,
    kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarınıza özgü
    hazırlanan zayıflama diyetleri uygulanmalıdır.

    Sağlıklı ve kalıcı
    ağırlık kaybının haftada en fazla 0.5-1.0 kg olması gerektiği
    unutulmamalıdır.

    Öğünlerinizi atlamayın. Düzenli aralıklarla
    günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterin.

    -Yemeklerde
    hayvansal yağlar yerine bitkisel sıvı yağları ve zeytinyağını tercih
    edin. Margarin, kuyruk yağı, içyağı gibi katı yağları kullanmayın.

    Yemeklerinizi
    pişirirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi sağlıklı
    yöntemleri tercih edin, kızartma ve kavurma yöntemlerinden kaçının.

    Mevsimine
    uygun taze sebze ve meyve tüketimini artırın. İmkanlar çerçevesinde
    günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketmeye özen gösterin.

    Güvenli
    besin tüketimi için aldığınız ambalajlı gıdaların etiketlerini mutlaka
    okuyun, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izni almış olmasına
    dikkat edin.

    Yemeklerinizi yerken acele etmeyin, iyice çiğneyin.
    Unutmayın, tokluk hissi midenizden beyninize yaklaşık 20 dakika içinde
    ulaşır.

    Televizyon seyretmek, kitap okumak gibi başka bir işle
    meşgul olmak farkında olmadan fazla yemenize neden olabilir. Bu yüzden
    yemeğinizi tek bir olay olarak algılayın ve keyif alın.

    Yemeklerinizi
    mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlayarak tüketmeye çalışın.

    Vücutta
    oluşan zararlı maddelerin atımı ve bağırsak sağlığı için günde en az 2
    litre su tüketin.

    Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen
    besinleri tercih edin. Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli
    besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur pilavı gibi lifli
    besinleri tüketin.

    Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle
    düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterin."

    Kaynak: diyet