Selülitlere çözüm

Güzellik No Comments »

Ev Koşullarında Selülit Tedavi Ürünleri Yapmak ve Kullanılan Yöntemler. Jeller; Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır. Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur.

Gliserin Jeli

Malzemesi: gliserin 56 gram, su 40 gram, mısır unu 4 gram.

Malzemeleri karıştırın ve iyice karışması için 2 saat bekletin.

Ballı Jel

Malzemesi:gıda jelatini 3 gram, gülsuyu 34 gram, bal 1 gram, gliserin 50 gram, borik asit 3 gram

Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısırtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.

Zor bir reçete oldu, ama sırada reçete çok

Banyo reçetesi

Daha önce de belirttiğimiz gibi deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. Detaylara inecek olursak, 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. Bu banyo haftada 1 kez yapılabilir.

Bir başka selülit banyosu tarifi

300 gram bitki karışımı – lavanta, biberiye, atkuyruğu, yalancı iğde, kekik otu, mercanköşk, adaçayı,kekik karışımı küvete eklenir. 15 dakika banyo yapılır. Banyoyu masaj izledi takdirde daha etkili bir sonuç alınır.

Banyo reçetelerine devam

1 bardak yoğurdu bitki yağlarıyla karıştırın. Bitki yağları karışımı için birkaç seçenek var; Birinci seçenek, 3 damla ardıç, 1 damla biberiye, 1 damla sardunya, 1 damla lavanta, 1 damla adaçayı. İkinci seçenek, 4 damla lavanta, 3 damla limon, 5 damla kekik, 5 damla biberiye. Üçüncü seçenek, 6 damla kekik, 4 damla biberiye, 2 damla limon. Suyun sıcaklığı 37 derece, banyo süresi 20 dakika.

Doğal Banyo

Ayrık otu ile zemberek otu birlikte ezilir. Elde edilen karışım yarım saat tuzlu suda kaynatılarak süzülür. Sıvı bir kaba alınarak gün boyu dinlendirilir. Gün aşırı yatmadan önce sıvı ısıtılarak oturak banyosu yapılır.

Antiselülit Banyosu

5 damla tarçın yağı + yarım bardak ılık süt karıştırılır, sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi en fazla 5 dakikadır.

Portakal kabuğundan kurtulmak için bir başka deniz tuzu yöntemi

1:3 oranda deniz tuzu eklenmiş bir bardak su her gün içilir.

Selülitle savaşta bitkiler

Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.

Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.

Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Selülit için bitkisel takviyeler:

Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.
Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.
Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.
Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.
Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli.
Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir.

Maske Tarifleri.

Sirke Maskesi :Bu yöntem için sadece doğal elma sirkesi uygundur, derecesi %4-6 civarındadır. Elma sirkesi ve suyu 1:1 oranında karıştırın. Bu karışıma limon yağı veya nane yağı veya biberiye yağı eklenebilir. Selülitli bölgeye sürün. Üzerini naylonla ve onun da üzerini battaniyeyle kapatın. Yarım saat - 1 saat bekleyin. Sonra maskeyi yıkayın, nemlendirici sürün.

Ballı Sirke Maskesi :Eşit ölçülerde bal ve sirkeyi karıştırın, buğday unu ekleyip hamur yapın. Selülitli bölgeye uygulayın, yukarıdaki yöntemle 2 saat bekletin. Ertesi gün tuzsuz yağsız loru aynı bölgeye sürün, sarıp 2 saat bekletin. İşlemleri tekrarlayınca sonucu göreceksiniz.

Beyaz Kil Maskesi: 1 paket kili suyla karıştırın, 5 damla limon, portakal, mandalina yağlarından birini ekleyin, 2 çorba kaşığı tarçın ekleyin. Selülitli bölgeye uygulayıp, yukarıda anlattığımız şekilde sarın. 20-30 dakika bekletin. Bu maske fazla yağların atılmasına ve problemli bölgenin pürüzsüzleşmesine neden olur.

Yağ Maskesi: 20 ml zeytinyağı (badem, jojoba yağları da olabilir) + 3 damla limon yağı + 3 damla ardıç yağı + 3 damla lavanta yağı. İyice karıştırın, sorunlu bölgeye uygulayın. Yukarıda anlattığımız şekilde kompres yapın. 0.5 – 1 saat bekletin. Daha sonra yıkayıp nemlendirici sürün.

Şifalı bitkilerle yapılan birkaç maske de var.

Doğal Maske: Sarmaşık yaprakları ile kırlangıç otu yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, yulaf unu karıştırılarak lapa kıvamına gelinceye kadar susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan lapa, temiz bir beze yaydırılarak sorunlu bölgeye konur.

Doğal Maske 2: Kayın ağacının kabukları bir saat süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba doldurularak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, tedavi süresince vücudun selülitli bölgelerine iki saatte bir kompres yapılır. Ayrıca ısıtılan bu sıvı ile her gün banyo yapılır.

Scrub: Scrublar ölü deri giderici ve kan dolaşımını hızlandırıcı etki yaparlar. Bu özellikler selülitlere karşı savaşta önemlidirler.

Scrub reçetesi

1 ölçü zeytinyağını ½ ölçü ılık suyla karıştırın, üzerine ½ ölçü deniz suyu ekleyin. Karıştırın. Daha sonra hazır karışımı avucunuza dökün, selülitli bölgeye aşağıdan yukarıya olmak koşuluyla masaj yapın. İşlem bittikten sonra bölgeyi yıkayın, losyon veya krem sürün. Bu yöntemi haftada 1 kez kullanabilirsiniz.

Kahveli Scrub

Yenisini pişin veya bayatını kullanın, fark etmez. Sıcak banyodan sonra, problemli bölgeye masaj yaparak uygulayın. 5-10 dakika bekletin. Yalnız kahve doğal olmalıdır. Karıştırma kahveleri kullanmayın.

Yukarıda bahsettiğimiz deniz tuzunu da scrub olarak kullanabilirsiniz. Sıcak duş sonrası problemli bölgeleri tuzla ovun, 5-10 dakika masaj yapın, işlemden sonra nemlendirici sürün.

Selülit Ürünleri Yapmaya Devam:

Masaj reçetesi: 2 ölçü badem yağı, 1 ölçü limon yağı, ¼ ölçü lime yağı, 3 ölçü kırmızı şarap, 3 ölçü vodka. Problemli bölgeleri günde 2 defa süngerle uygulayın.

Masaj reçetesi 2: Taze defne ve biberiyeyi cam kavanoza koyun. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve iki çorba kaşığı soya yağını karıştırın. İki hafta güneşte bekletin. Ardından karışımı süzüp içine 4 limon suyu sıkın. Vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Bu karışım kan dolaşımını hızlandırır.

Selülit kremi: 25 gram okaliptüs yağı + 25 gram melisa yağı + 25 gram adaçayı + 15 adet dövülmüş aspirin + 10 adet limon suyu. Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır. Romatizma ağrısı için de çok faydalıdır.

Bu arada tabii bu masajları, kremleri yapıp kullanırken unutulmaması gereken en önemli şey yukarıda da belirttiğimiz gibi beslenme ve harekettir. Türk cerrah Dr. Mehmet Öz’ün söylediği gibi: “Selülit, deri ile kas dokusunu bir arada tutan lifli bölgedeki yağ birikimi sonucu oluşur. Krem kullanarak selülitten geçici olarak kurtulursunuz, ama yeniden ortaya çıkar. Selülitsiz bir bedene sahip olmak için beslenmenize dikkat etmeniz ve egzersiz yapmanız gerekiyor.”

Selülit tedavisi için bir ipucu: Deniz kumu iyi bir selülit önleyicidir. Kumun içeriğinde bulunan iyot cildinizi canlandırdığı gibi, kumun kendisi cildi ölü deriden arındırır ve selülitleri parçalamaya yardımcı olur.

3 hafta boyunca günde 3 bardak domates suyu içmek de çok yararlı. Toksinlerden bu yolla kurtulabilirsiniz.

Çalışan kadınlara saç şekilleri

Güzellik No Comments »

Çalışıyorsunuz… yine çalışıyorsunuz… stresten işten güçten bir türlü saçınızı değiştireceğiniz şekli kafanızda tasarlayamadınız… Öyleyse bu haberimizi dikkatle okuyun.. Mutlaka size uygun bir saç şekli bulacaksınız… İş Yerinde Saçlarınız Nasıl Olmalı? Dawn Papandrea Hanımlar bu sorununuzla yüzleşmeye hazır mısınız? Konu saçlara geldiğinde çok sert eleştiriler söz konusu olabilir. Bu yüzden, iş yerinizde saçlarınızın nasıl göründüğü önemlidir. “İstediğiniz Vücuda Sahip Olmak İçin Vücudunuzu Yeniden Giydirmelisiniz” kitabın yazarı ve stilist Bridgette Raes, iş yerinde dikkat edilmesi gereken saç şekilleri hakkında bilgiler verdi. Neler öğrendiğimizi tahmin bile edemezsiniz.

Uzun Saç Trendi
Rihanna’nın diken diken saçları ya da Jennifer Aniston’un saç örgüleri gibi spor modeller için bir - iki şey yapabilirsiniz. Ancak aynen taklit ettiğinizde yaratıcılığınızın eksik olduğu düşünülebilir. Doğru çizgide ilerlemenin anahtarı, en popüler stili kendi yüzünüze ve yaşınıza göre kullanmak. Başka bir deyişle Miley Cyrus’un saçları sizi 15-20 yaşları arasında daha çok yakışırdı öyle değil mi?

Topuz ve At Kuyruğu Saçlar
Topuz ya da saçları at kuyuruğu şeklinde toplamak klasik bir karar olabilir. Ancak bu iki model doğru kıyafetle kullanılmalıdır. Kıyafetinizle uyumlu olarak saçlarınızı topuz ya da at kuyruğu gibi şekillendirdiyseniz gün boyunca saçlarınızın dağılmamasına dikkat etmelisiniz. Düşük topuz kullanıyorsanız yine saçlar parlak ve düzgün olmalı. Sıkı bir topuz da ciddi, sert ve ulaşılmaz görünmek için mükemmeldir.

Kabarık Saçlar.. Hayııır!
80′lerin ‘İşçi Kız’ filmindeki saçları hatırlıyor musunuz? Ne olursa olsun saçlarını bu şekilde şekillendirmeyin. Modası geçmiş kabarık saçlar korkutucu ve çılgınca olabilir. Raes, kabarık saçların hacmini azaltmak için fönle düzleştirmeyi ya da daha iri dalgalı olarak kullanmanızı öneriyor. Toplantıya girmeden 10 dakika önce saçlarınızı bu şekilde düzeltebilirsiniz.

Renk Seçiminiz Doğru mu?
Şimdilerde saçları boyalı olmayan kadınlar yok denecek kadar az. Çalışmaya başladığınızda iş yerinizdeki atmosfere uygun olarak saçlarınızı yeniden veya ilk defa boyatmak isteyebilirsiniz. Podyumlara bakarak saçlarınızı daha açtırabilir ya da koyulaştırabilirsiniz. Ancak bunu yaparken rengin teninize, iş yerinize uygun olup olmadığına dikkat edin! Resmi bir kuruma mavi saçlarla girdiğinizi ya da koyu bir tende açık sarı bir saçı hayal edebiliyor musunuz? Dip boyanız geldiğinde ‘nasıl göründüğümü önemsemiyorum’ deme lüksüne sahip değilsiniz. İş yerinde bakımlı görünmek için bunu önemsemeli ve önleminizi almalısınız.

Saç Bandı Kullanın
Şu sıralar saç bantları oldukça popüler. Gözlerinizin önüne düşen ya da yüzünüzü kapatan saçları düzene sokmak için ideal. Saç bantları ayrıca, saçlarınız dağınık ve parlak olduğunda bunu gizlemenin, daha iyi görünmenin en pratik yolu. Baskılı ya da parıltılı saç bantları sizi daha fark edilir kılabilir ancak bu çeşitler arkadaş çevresinde kullanım için daha idealdir. Aksesuar fikri saç bandının tüm görünüşünüzle uyumlu olmasına dikkat edin.

Düz, Ok Gibi Saçlar
Düz ve uzun saçlarınızı istediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz ancak uzun ve katlı kesilmiş saçlar sizi üniversite kızı gibi gösterebilir. İş yeri için aynı boyda kesilen düz saçlar, daha olgun ve sofistik görünmenizi sağlayabilir. Dahası, hafif ürünlerle ya da saç şekillendirme aletleriyle hacim ve dalga verebilirsiniz.

Kısa Saça Dikkat!
Raes’e göre kısa saç için Natalie Portman gibi zarif, ince, doğru bir yüze sahip olmalısınız. Kısa saçlar yüzünün daha yuvarlak görünmesini isteyenler için ideal değil. Bu yüzden kullanım kolaylığı açısından ilk başta harika gibi duran kısa saçlarınız tekrar uzayıncaya kadar sıkıntı çekebilirsiniz. Ofiste kısa saçların avantajları ise kişinin kendisini daha güvenmesini sağlaması ve fark edilme rahatlığıdır.kadinca.net

Fonksiyonel Öneriler
Bazı kadınlar saçlarının güzelliğinin farkında değildirler ve arkalarına saklarlar. Saçlarınızla oynamak, sürekli gözlerinin önünden geriye doğru itmek, yüzünüze gelen saçları kaldırmak sizi sinirlendiriyor olabilir. Uzun bob cut (long bob cut) kesimi (Gwenth Patlow’un saçları gibi) ya da kat kat kesim iş yerine uygun kesimler olabilir. Özellikle sunum yapacağınızda ya da toplantıya katılacağınızda tüm gözlerin üzerinizde olmasını sağlayabilir.kadinca

Saçlarınıza Nasıl Bakmalısınız?
Size ugyun stil ne olursa olsun, önemli olan saçlarınızın her zaman sağlıklı ve bakımlı kalmasıdır. Raes, saç kesimi, düzeltmeler ve boyama için her 6 hafta ile 8 hafta arasında kuaföre gidilmesini öneriyor. Unutmayın, saçlarınızın kabarıklığı, şekli, beyazlar ya da saç dip boyanızın gelmesi gibi görünümünüzü etkileyen şeyler başarı bir kadın olarak önemli bir parçanız!

Çenenizden Çektiğiniz Yeter

Güzellik Comments Off

Farkında olmadan günde tam 2 bin defa kullandığınız çenenizin ağrıları dayanılmaz bir hal aldıysa bir an önce doktora gidin! İhmal edildiğinde kalıcı sorunlara neden olabilen çene eklemi hastalıklarının en etkili ilacı; bir uzmandan çeneyi doğru kullanma eğitimi almak ve evde yapılacak bilinçli çene egzersizleri

Hiç farkında olmadan en fazla kullandığımız eklem olan çenemiz, bazen başımıza olmadık dertler açabiliyor! Yapılan araştırmalar, her 100 kişiden 20’sinin çenesinin ağrıdığını gösteriyor. Ama son derece basit nedenlerden kaynaklanan bu ağrılar çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa ihmal edilen çene eklemi hastalıklarının tedavisi zaman geçtikçe zorlaşıyor, geç kalınması ciddi bozukluklara yol açabiliyor ve hayat kalitesi ileri derecede bozulabiliyor. Medical Park Fatih Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İbrahim Halil Ural; çene eklemi hastalıklarından (temporomandibuler eklem bozuklukları) korunma ve tedavi yollarını anlattı:

Çene rahatsızlıkları nasıl ortaya çıkar?

Çene ekleminin, boyunda omurgaya ve ağızda dişlere yakın olması nedeniyle, bu bölgelerdeki rahatsızlıklar çene eklemini kolayca etkileyerek şikayetlere neden olabilir. Normal bir kişi çene eklemini; çiğneme, yutma, soluk alıp verme ve konuşma sırasında günde yaklaşık 2 bin defa kullanır. Alt çenenin hareketleri, boyun ve çene kaslarının ortak hareketi ile oluşur. Alt çene kemiği; aşağı, yukarı, öne ve yanlara doğru hareket edebilmektedir. Bu düzenin bozulması, çene ekleminde oluşan veya oluşabilecek bir bozukluğun da habercisi olabilir.

Tanı nasıl konulur?

Çene eklemi hastalıklarında en önemli teşhis yöntemi muayenedir. Gereğinde sadece fizik tedavi doktoru değil, aynı zamanda diş hekimliği, plastik cerrahi hatta psikiyatrist değerlendirmeleri de gerekebilmektedir. İyi bir muayene sonucunda problem çok büyük oranda teşhis edilir. Ancak bunun yanında röntgen, MRI gibi radyolojik incelemelerinin de teşhiste önemini vurgulamak gerekmektedir.

ÇEKİRDEK ÇİTLERKEN, TIRNAK YERKEN DİKKAT!

Çene eklemindeki ağrıların nedenleri nelerdir?

• Sürekli dişleri sıkmak, diş gıcırdatma (bruksizm)
• Duruş bozuklukları (özellikle başın öne doğru eğik olduğu duruşlar)
• Çenenin kapanış bozuklukları ve dişlerdeki hastalıklar
• Tek taraflı çiğneme alışkanlığı
• Psikolojik sebepler
• Travmalar, soğuğa maruz kalmak, zorlanmalar (örneğin sert veya büyük bir lokma ısırmak).
• Genel bağ dokusu gevşekliği, tırnak yeme, sakız çiğneme, devamlı ağızdan nefes alıp verme, çekirdek yeme, pipo içme, uzun süre telefonla konuşma, keman çalma vb. gibi parafonksiyonel davranışlar
• Tümör, infeksiyon ve iltihaplı romatizma gibi hastalıklar

ÇENENİZ KULAĞINIZA VURABİLİR!

Çene eklemi hastalıklarında görülen şikayetler nelerdir?

• Kaslarda hassasiyet ve ağrılar: Çene bölgesinde veya yanaklarda hissedilen ağrılardır. Genellikle diş sıkma nedeniyle ortaya çıkar. En çok görülen şikayetlerden biridir.
• Çene hareketlerinde değişiklik ve kısıtlılık: Eklem anatomisinin bozulmasına ve/veya ağrıya bağlı olarak ortaya çıkabilir.
• Eklem sesleri: Eklem diskinin yerinden kayması veya aşırı kireçlenmeye bağlı olarak ortaya çıkar.
• Ağızda kayma: Eklemlerde ortaya çıkan anatomik ve fizyolojik bozukluklar, ağız açılışında ve kapanışında bozukluklara yol açar.
• Çiğneme düzeninin bozulması: Ağrı, ağız hareketinde değişiklik ve tek taraflı çiğneme gibi etkenler çeşitli çiğneme bozukluklarına yol açar.
• Ağzı açamama: Ağrıya, eklem anatomisinde değişikliklere ve ileri derecede kireçlenmelere bağlı oluşabilmektedir.
• Sıkıntı, karamsarlık ve diğer psikolojik bozukluklar: Ağrı, ağız hareketlerinin kaybı ve beslenme bozuklukları sonucu sıkça karşılaşılmaktadır.
• Kulak çınlaması, baş dönmesi ve halsizlik gibi şikayetler: Çene ekleminin özellikle boyun hareketleri ile yakın ilişkisi sonucu ortaya çıkmaktadır.
• Kulak, boyun, dişler, hatta burun ve göze doğru yayılan ağrılar: Çene ekleminden çeşitli bölgelere doğru yayılan ağrılar sıkça görülmektedir.

EVDE ÇENE EGZERSİZLERİ YAPARAK AĞRILARI YENİN

Çene eklemi hastalıklarında hangi tedavi yöntemleri uygulanıyor?

Çene eklemi hastalıklarında; çeşitli tedavi yöntemleri bulunmakla birlikte, bunların en önemlisi hastanın doktoru tarafından yeterli ve doğru bir şekilde bilgilendirilmesidir. Çene eklemini doğru kullanmayı bilmek, çoğu hastalığın önüne geçer veya tedavisini kolaylaştırır. Bu nedenle bu hastalıklarda, doktorun ve hastanın üzerine düşeni doğru yapması, tedavinin büyük oranda başarılı olması sonucunu doğurur. Hasta eğitiminin yanı sıra kullanılan yardımcı yöntemler de mevcuttur. Bunlardan bazıları şöyledir;

• Ev programı ve egzersiz: Hastanın evde yapacağı egzersizleri ve günlük hayatında dikkat etmesi gereken durumların eğitimini içeren tedavinin en önemli kısımlarından biridir.
• Fizik tedavi: Ağrıların kontrolünde, kasın gevşetilmesinde ve ağız açıklığının sağlanmasında en önemli tedavilerden biridir.
• İlaç tedavisi: Çeşitli ilaç grupları kullanılabilir. Bunlar arasında bir diş hekiminin önereceği ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve antidepresanlar sayılabilir.
• Soğuk ve sıcak tedavi: Ağrıyı azaltmakta ve egzersizlerin uygulanmasını kolaylaştırmada önemli yöntemlerden biridir.
• Eklem içine injeksiyon: Özellikle eklemde kayganlığın arttırılması, eklem içinde ağrı oluşturan reaksiyonların azaltılması amacıyla çeşitli enjeksiyon uygulamaları kullanılabilir.
• Psikoterapi: Psikolojik etkenlerin en aza indirilmesinde önemli bir etkiye sahiptir.
• Splint: Gece alt çeneye takılan splintler, eklem açıklığını sağlamakta ve diş sıkmayı önlemekte kullanılır.
• Manipülasyon: Eklem diskinin yerinden kayması sonucu oluşan çene kilitlenmesinin açılması veya kasların gerilerek gevşetilmesi amacıyla kullanılır.

ÇENEYİ DOĞRU KULLANMANIN PÜF NOKTALARI:

• Duruş şeklinizi geliştirin: Dudaklar kapalı, dişler açık!
• Çiğnerken, çenenizin her iki yanını (sağ ve sol) tarafını eşit kullanın.
• Dişinizi gıcırdatmayı ve sıkmayı bırakın.
• Sakız çiğnemeyin, çerez yemeyin.
• Sert ve zor çiğnenen yiyeceklerden uzak durun.
• Doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanın.